Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) birkaç sarığı vardı. Biri 7, biri 12 zirâ uzunluğunda idi. İki sarığını külâhı üzerine sarınırlardı. Alt ucuyla üst ucunu arkadan ve önden çıkarıp taylasan gibi sarkıtırlardı. Bazan sarığı başlarına dolaştırıp, ucunu arka tarafına sıkıştırırlardı, bazen de iki omuzlarını arasına salıverirlerdi.

Câbir [radıyallahu anh] anlatıyor: Mekke fethedildiği gün Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) başında siyah bir sarık olduğu halde Mekke’ye girdi.
• İmam Nevevî el-Minhâc fi Şerhi Sahîhi Müslim b. el-Haccậc adlı eserinde bu hadisi şöyle açıklar: Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem Mekke’nin fethi günü insanlara çok etkili bir hutbe yaptı; bu esnada başında siyah bir sarık vardı.
• Şeyh Cezerî, “Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi vesellem] fetih günü siyah sarik giymeleri din-i Muhammediyye’nin kıyamete kadar değişmeyeceğinin bir işaretidir” demiştir. Çünkü siyah değişken bir renk değildir.

Amr b. Hureys (radıyallahu anh] rivayet ediyor: Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi veseliem] başında siyah sarık gördüm.

. Bunun Mekke fethi yılında veya başka bir zamanda ya da hutbe okuduğunda, cuma gününe ve başka bir günde olma ihtimali vardır. Bazı âlimler, “Beyaz giymek efdal ise de siyah giymenin caiz olduğu bu hadisten anlaşılmaktadır” demişlerdir.

Amr b. Hureys (radıyallahu anhl. “Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) siyah sarıkla kişilere hutbe vermiştir” dedi.

İbn Hacer, bu hutbeyi Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem], Kâbe’nin kapısında verdiğini söylemiştir.

İbn Ömer (radıyallahu anh] anlatıyor: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) sarık sardığı zaman ucunu iki küreğinin arasına doğru salıverirdi.
İbnü’l-Cevzi anlatıyor: İbn Ömer’den Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi vesellem) sarığını nasıl sardığı soruldu. O, “Mübarek sarıklarını dolaştırıp ucunu başının arka tarafına sokarlardı, bazan iki kürekleri arasına salıverirlerdi” dedi.

Siyer ve tarih kitaplarında Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) sarık uçlarını bazan omuzları arasına salıverdiği bazan da salmadığı belirtilmektedir.

Şeyh Cezerî, âlimlerin şöyle söylediğini nakleder: Başa kavuk giyip sarığı üzerine sarmak sünnettir; başa sarıksız kavuk giymek ise müşriklerin âdetidir.

Ebû Davud ve İmam Tirmizî, Rükâna hazretlerinden şöyle rivayet etmişlerdir: Resûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem), “Müşriklerle bizim aramızı kavuk üzerine sarık sarmak ayırır” buyurmuştur

Buhârî, Enes’ten (radıyallahu anh] şöyle nakletmiştir: “Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem bu hutbesi ahirete göçüne yakın idi. Bundan sonra bir daha minbere çıkıp hutbe irat etmedi.”

🔥0 Defa Okundu

Yorumlarınızı bekliyoruz...