Peygamberlik Mührünün İsmi Hakkında Bilgi

Peygamber Efendimiz (s.a.v) geçmiş peygamberlere ait kitaplarda peygamberlik mührü diye anılmıştır. O kitaplara inananlarca “Ahir zaman Peygamberi” olarak ve “nübüvvet mührü” diye nitelenerek meşhur olmuştur.

Peygamberlik Mührünün Büyüklüğü

Sâib b. Yezid (r.a) anlatır:

Teyzem beni Peygamber Efendimizin huzuruna götürdü ve “Ey Allah’ın elçisi! Kız kardeşimin oğlunun ağrısı vardır” dedi. Allah’ın elçisi mübarek eliyle başımı sıvadı ve bana bereket duası etti. Ardından abdest aldı ve abdest suyundan ben de içtim.

Edeple arka tarafına doğru durarak iki kürekleri arasındaki peygamberlik mührüne baktım. Güveği, gelin için süslenen cibinliğin düğmeleri gibiydi ve keklik yumurtası kadar idi.

Ebû Nadra (r.a) naklediyor:

Ebû Saîd-i Hudrî ’den Peygamberimizin nübüvvet mührü hakkında soru sordum. O, “Sırtında domurmuş gül kadar bir şey idi” dedi.

Abdullah b. Sercis (r.a) Mührü Şerif hakkında şöyle rivayet ediyor:

Peygamber Efendimizin mührü yumruklaşmıştı, fakat yumruk kadar yoktu.

Peygamberlik Mührünü Gören Sahabeler

Peygamberlik Mührünü Gören Erkek Sahabeler den,

Câbir b. Semüre (r.a) Peygamberlik mührü ne renk sorusuna cevap olarak der ki:

Ben Allah’ın elçisinin iki küreği arasındaki peygamberlik mührünü gördüm, güvercin yumurtası kadar, kırmızıca bir ben idi.

Peygamberlik Mührü Gören Kadın Sahabeler den,

Rumeysa (r.anha) Peygamberlik mührü peygamberimizin neresindedir sualine cevaben şöyle anlatıyor:

Ben Allah’ın elçisine o kadar yakındım ki istesem iki küreği arasındaki peygamberlik mührünü öperdim (Lâkin onu heybetinden öpemedim).

Peygamberimizin Sa’d b. Muâz’ın (r.a) öldüğü gün “Arş titredi” buyurduğunu duydum.

Ayrıca Bakınız: #Arşı Titreten Sahabe Sa’d b. Muâz

Peygamberlik Mührüne Dokunan Sahabe

Şeriat ve Mucizeler sahibi Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) kendisindeki peygamberlik mührünü görmek istediğimi anlayarak, “Ebu Zeyd, yakınıma gel, elinle arkamı sıvazla” dedi. Bende sıvazlayınca parmaklarım peygamberlik mührüne değdi.

Bakınız: #Peygamberimizin Sırtını Sıvazlayan Sahabe

Ebû Zeyd ’den bu hadisi rivayet eden İlbâ der ki:

“Ebu Zeyd, peygamberlik mührü nasıl bir şeydir sorusuna”

O, “Mührün çevresinde birbirine yakın güzel kıllar vardı” buyurdu.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) ellerini Ebû Zeyd ’in yüzüne sürdü ve “Allah’ım, onu güzel eyle” diye dua etti.

O sahabe, 120 sene yaşadı, güzelliği bozulmadı, saç ve sakalında ancak birkaç kıl ağarmıştı. Bakınız: #Hiç Yaşlanmayan ve Güzelliği Bozulmayan Sahabe

Peygamberlik Mührünü Görüp Müslüman Olan Sahabe

Peygamber efendimizin mührünü bakmak nasıl bir şey olduğunu ve peygamberlik mührüne bakmanın fazileti hakkında bilgi edinmek için mührü şerifi gören sahabe hakkında hadis okuyalım.

Abdullah b. Büreyde (r.a) naklediyor:

Pederim Büreyde ’den duydum, şöyle anlatmıştı:

Peygamberimiz (s.a.v) Medine’ye gelince Selmân-ı Fârisî üzerinde taze hurma bulunan bir sofrayı Peygamberimizin önüne koydu.

Peygamber Efendimiz, “Bu nedir?” diye sorunca, Selmân (r.a), “Sana ve ashabına sadakadır” dedi. Peygamber Efendimiz “Onu kaldır, çünkü biz kesinlikle sadaka vermeyiz” buyurdu Selmân da kaldırdı. Ertesi gün Peygamber Efendimizin önüne böyle bir sofra daha getirdi. Peygamberimiz yine, “Bu denir?” deyince Selmân “Size hediyedir” dedi. Bunun üzerinde Peygamber ashabına, “Beraber yiyelim” buyurdular. Selmân Efendimizin sırtındaki peygamberlik mührüne baktı. (Hak peygamber olduğunu anlayıp) İslamiyet’le müşerref oldu.

“Bu hadise nübüvvet mührü ne demek olduğunu ve nübüvvet mührü fazileti hakkında gelen sorulara cevap olarak gayet yeterlidir.

Bir zaman sonra Hz. Peygamber, Selmân ’ı kölelikten kurtarmak için sahibi olan Yahudi ile görüştü ve pazarlığa girişti. 40 kıyye gümüş, 300 hurma fidanı dikip meyve verince kadar Selman’ın orada çalışması şartıyla satın aldı. Resûl-i Ekrem Efendimiz, Hz. Ömer (r.a) ile o bahçeye gidip mübarek eliyle 299 fidan dikti, bir tane de Hz. Ömer dikmişti. Hurmalardan 299’u o sene meyve verdi, biri vermedi. Resûlullah Efendimiz onu görünce, “Acaba bu neden meyve vermedi?” dedi. Ömer “Onu ben dikmiştim” dedi. Bunun üzerine Allah’ın elçisi o fidanı söküp yenisi dikti. O da o sene meyve verdi.

Bakınız: #Selman-ı Farisi’nin Müslüman Oluşu ve Efendimizin Fidanlara Can Vermesi

Peygamberlik Mührünü Görmek İsteyen Sahabe

Abdullah b. Sercis (r.a) anlatıyor:

Ben Peygamberimizin huzuruna geldim. O, ashaptan bir cemaatin içinde oturmuştu. Yerimi değiştirerek arka tarafına geçtim. O, nübüvvet mührünü görmeyi istediğimi anlayınca sırtındaki cübbeyi bıraktı, ben de mührü kürekleri arasında gördüm. Arkasında yumruklaşmıştı, fakat yumruk kadar yoktu, mührün kenarlarında inciler gibi benler vardı. Dönüp önüne gelerek, “Ey Allah’ın elçisi! Allah ümmetini bağışlasın” dedim. O da, “Ey Abdullah Hak Teâlâ seni de mağfiret etsin” buyurdu.

Hadisi rivayet edenlerden Asım derki: Peygamber Efendimiz (s.a.v), Abdullah’ın affına dua edince sahabeler imrenip, “Abdullah! Peygamber senin affını diledi” dediler. Ben de, “Evet, Allah’ın elçisi hem benim hem sizin affınız için dua etti” dedim.

“Kendinin, erkek ve dişi Müslümanların bağışlanmasını iste (Muhammed 47/19) anlamındaki ayet-i kerimeyi okuyarak oradakileri müjdeledim.

Peygamberlik Mührü Duruyor mu? Peygamberlik Mührünü Görebilir miyiz?

İmam Beyhakî Peygamberlik mührü şuan peygamberimizin sırtında veya nübüvvet mührü şuan nerede sorusuna cevap niteliğinde şöyle rivayet eder:

“Peygamber Efendimiz (s.a.v) ahirete göçünce yüzlerinde bir değişiklik görülmediğinden sahabe şüpheye düşüp Esma bint Amîs elini Peygamberimizin arkasına koymuş, nübüvvet mührünü bulamamış olduğundan Resul-i Ekrem Efendimizin ahirete göçtüğünü, peygamberliğinin çekildiğini anlamışlardır. “

Bu son rivayet bize nübüvvet mührü kimlerde olur gayet güzelce açıklıyor.

Peygamber mührü adlı yazımızın sonuna geldik elhamdülillah. Allah Teâlâ bizleri güzelce anlamayı ve en iyi şekilde uygulamayı nasip etsin.

Tevfik ve İnayetiyle…

Peygamber Efendimiz Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin

Bakınız: #Peygamber Efendimizin Yaşam Tarzı (Şemâil-i Şerif)

 

 

Muhammed Akdoğan

Araştırmak & Yazmak , Bu iki şey hayatta en sevdiğim iki şeylerden biridir. Bu yüzden bir araştırmacı yazar olma yolunda bu site benim eserim olacak ,İnşallah, sizler bu siteden en iyi şekilden yararlanır ve sürekli olarak faydalanırsınız. Unutmayın ! İstediğiniz zaman dilediğiniz sayfa da yorum yazarak soru sorabilir veya tavsiye de bulunabilirsiniz. Ben sizleri burada bekliyor olacağım.Teşekkürler, Vesselam...

8 Comments

  • Ayten Turan

    12 Mayıs 2018 - 13:36

    Çok güzel ve açıklayıcı bir makale olmuş, baştan sona zevkle okudum desem yalan olmaz. Bereketli bir yazı olmuş teşekkürler Muhammed Bey.

    • Muhammed Akdoğan

      14 Mayıs 2018 - 20:11

      İşte aradığımız bu işte: Baştan sona kadar zevkle okumanıza çok sevindim her zaman böyle yorumlarınızı bekleriz. Gelişmemiz için sizlere ihtiyacımız her zaman yorum atmaktan çekinmeyin, teşekkür ederim bu güzel yorumunuz için 🙂

  • Atalay Atasoy

    13 Mayıs 2018 - 08:44

    Peygamberlik mührü hakkında bilmek istediğim bilgilerden daha fazlasını öğren bayağı uzun ve doyurucu bir yazı, valla yazanın ellerine sağlık takipteyim 🙂

    • Muhammed Akdoğan

      14 Mayıs 2018 - 20:09

      Atalay kardeşim, Efendimizin hayatını yazmaya kalkışsak klavyenin tuşları yetmez, bu kadar da olsun dimi, teşekkür ederim yorumun için istersen abone olabilirsin.

  • Bestami Ağırağaç

    14 Mayıs 2018 - 17:15

    Şu ana kadar Peygamber Mührü hakkında nerdeyse hiç bir şey bilmiyormuşum bunu okumam iyi oldu, yoksa rezil olurdum milletin yanında

    • Muhammed Akdoğan

      14 Mayıs 2018 - 20:07

      Bestamil kardeşim yorumun için teşekkür ederim, bu yazıyı okuduktan sonra rezil olmaktan kurtulmana sevindim 🙂

  • Şennur Ağnar

    14 Mayıs 2018 - 19:51

    Paylaşım güzel olmuş ta ben bir şey soracaktım bu hadisleri kaynakları var mı? Yani kaynağı öğrenebilir miyim? Çünkü harbiden güzel şeyler yazıyor ama bunun gibi bir sürü şey internetlerde dolaşıyor o yüzden güvenemiyoruz, eğer kaynağınız var ise mükemmel derim. Her yazınızın takipçisi olurum o zaman çünkü böyle güvenilir sitelere ihtiyaç var doğrusu nihayet birileri bununla uğraşıyor.

    • Muhammed Akdoğan

      14 Mayıs 2018 - 20:04

      Merhaba Şennur, öncelikle yazılarımızı takip ettiğin için teşekkür ederim. Sana şöyle bir müjde vermek isterim ki sitemize istediğin gibi güvenebilirsin. Kaynaklarımız sabittir. Bu yazımız Mehmed Raif Efendi’nin yazmış olduğu arapça Şemail-i Şerif kitabından alınmış Türkçeye çevrilmiştir. Ayrıntılı kaynakları bize vermiş olduğunuz mail adresinize attık ordan daha detaylı olarak inceleyebilirsiniz. Hayırlı okumalar ve öğrenmeler…

Yorumlarınızı bekliyoruz...